Kim terketti yüreğimi kışa, hangi kendini bilmez? Bilmiyorum.
Ne denli bi üşümektir bu, derece derece ayrılıyorum sıcağından.
Gitmekle gitmemek arası kalıyorum, zaman donmuş adeta.
Buzlarım erirse, sanki hiç birşey kalmaz ne benden ne de senden.
o kadar üşüyorumki içimin içinde, gitmelisin içimden...
Gitmezsen; biliyorum, günahım olursun.
Ve biliyorsun; ben günahlardan çok korkuyorum...
Her ne kadar alnımdan silinmediği için ayrılık; kızgın olsamda Allah'a...
Korkuyorum Allahsızlığımdan...
Günahkar olmadan gitmelisin işte, tövbelerimden biri olmalısın,
Elini tutmaya meyileden ellerimin dünyalık imtihanısın.
Tutarsam, tutuklanırım Allahsızlığıma.
Gitmelisin, seni soğuğum yakmasın...
Beni buna sen inandırdın...
Soğukmuşum, öyle inandırdın...
Ne kadar istesem de gitmeni, ben senden gidemiyorum.
Bana bir iyilik yap.
Giderken dağıt içimin içini, darmadağın et yüreğimi,
yarala işte karalayamadığımız ne varsa orda...
Ki ben zaten yaralarımı seviyorum, yaralayandan daha çok...
Bana yaralar bırak, beni yaradanımla bırak...
Ki ben zaten yaratanı seviyorum, yaratılandan daha çok...
Ve ben hiç hatırlamıyorum, uğruna günahkar olunası sevdaları.
Beni buna sen inandırdın...
Şimdi, hep "soğuksun" diyorsunya...
Gideceksen tövbem, gitmeyeceksen günahım olmalısın,
Gideceksen soğuğum, kalacaksan yangınım olmalısın...
Bir kere ısınabildiğine inandırabilmek için içimin;
ben cehenneme de razıyım.
Peki... Sen feda edermiydin cennetini?
(Alperen Uyr)
Soğukmuşum... Bırak allah aşkınaa...
"Allahın aşkına" soğutma beni... Bırak..!Sevmiyorum artık grileri;
ya beyaza dalmalı,

